DOĞAYLA DOST SÜRDÜRÜLEBİLİR YAPILAR

Dünyada yaşanan hızlı nüfus artışı yaşam alanlarının, çalışma alanlarının, araç kullanımlarının… vs artmasına sebep olmuştur. Bu durumla ortaya çıkan ham madde ve enerji ihtiyacı dünya üzerindeki kaynakların tükenmeye başlamasına ve gelecek için tehlike oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Yoğun nüfus artışı, beraberinde hızlı yapılaşmayı getirirken, çeşitli çevre kirliliklerine de neden olmaktadır. Yapıların inşası sırasında ortaya çıkan atıklar ya da eskiyen yapıların yıkımı ile çevreye karışan maddeler doğaya büyük zarar vermektedir. Çeşitli kimyasal içerikli malzemeler kullanılarak inşa edilen yapılar, kullanım süreçleri boyunca da hem insanların sağlığı için hem de çevredeki diğer canlılar için tehdit oluşturmaktadır.

Dünya genelinde yaşanan teknolojik gelişmeler ve eğitim seviyesinin yükselmesi insanların daha bilinçli olmasını sağlamış böylece sürdürülebilir mimari kavramının ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Sürdürülebilir mimari, enerji kaynaklarını minimum seviyede kullanan, doğayla uyumlu ve insan sağlığına zarar vermeyen yapılar oluşturabilmektir. Özellikle otonom ve yenilenebilen kaynaklara dayalı bir enerji tüketimini öngörür. Örneğin binanın yapıldığı bölgeye göre kullanılan elektrik enerjisinin; rüzgar türbini, güneş paneli gibi bir teknolojiyle karşılanmasını hedefler.

Dünyada kırsal bölgelerden kentlere yapılan göç artışı yaşam alanı taleplerinin fazlalaşmasına, okul, hastane, market gibi temel ihtiyaçlara dayalı iş alanlarının artmasına… neden olmaktadır. Bu nedenle kaynak tüketiminin %50′ si inşaat sektörü sebebiyle gerçekleşmektedir. İnşaat malzemeleri seçerken bu konuda duyarlı karar vermek enerji tüketimini de büyük oranda azaltacaktır.

Enerji tüketimini düşürme fikri, temelde insanları kent yaşantısından uzakta bir doğa yaşamına yönlendirmez. Aksine şehirlerin içinde, teknolojik imkanlardan vazgeçmeden aynı zamanda doğaya ve insan sağlığına zarar vermeden yaşanacak modern bir yaşam sunar. Bu noktada çevreye karşı duyarlı, hammadde aşamasından kullanım sürecine ve hatta yapı ömrünün sona ermesine kadar geçen sürede çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyecek malzeme kullanımını destekler.

Günümüz teknolojisi ile üretilen bazı yapı malzemeleri bu konuda oldukça başarılıdır. Üretim sürecinde birçok inşaat malzemesine kıyasla daha az enerjiye ihtiyaç duyan bu malzemelerin verimliliği daha yüksektir. Doğal ham maddeler kullanılarak üretilen bu yapı malzemeleri, fosil yakıtların kullanımı ile buna bağlı karbondioksit emisyonları düşürür. Böylece insan sağlığına zararlı toksik gazlar oluşturmazlar.

İnşaat sırasında hafif yapı malzemeleri kullanmak nakliye sırasında yaşanan yakıt tüketimini de azaltacaktır. Üretim noktasından Türkiye’nin dört bir yanına gönderilen bu malzemeler nakliye masraflarını indirgeyecek bunun yanında nakliye sırasında oluşan karbon salınımını büyük ölçüde düşürecektir. Ayrıca kolay işlenebilir özellikteki bu malzemeler hem işçilik hem de zaman tasarrufu sağlayacaklardır. Milimetrik ölçülerde bile kolayca boyutlandırılabilecekleri için hata oranı düşüktür. Düzgün yüzeyleri sayesinde sıva miktarını ve maliyetini de azaltacaktır.

Sürdürülebilir mimariye uygun yapı malzemelerinin en önemli özelliklerinden biri de sınırsız bir şekilde kararlı kalmalarıdır yani mevsim ya da coğrafya koşullarına göre çürüme, yıpranma oluşturmazlar. Kullanım süresince bakım gerektirmez, ekstra bakım masrafı çıkarmazlar.

Bu yapı malzemeleri yüksek ısı yalıtımı özelliğine sahiptir. Bu sayede inşa sırasında ilave bir yalıtım gerektirmezler. Bu durum hem maddi olarak hem zaman olarak büyük bir tassaruf sağlar. Ayrıca ısı yalıtımı sayesinde enerji tüketimini ve ısıtma/soğutma maliyetlerini düşürerek, yapı ömrü boyunca kişilerin giderlerine katkı sağlarlar.

Sürdürülebilir mimari fikri hem bizler için hem de gelecek nesiller için büyük önem taşır. Çevre kirliliğini azaltmak, büyük oranda enerji tassarufu sağlamak ve tüm bunları yaparken konforlu yaşam alanları oluşturabilmek için bu konuda duyarlı yapı malzemeleri kullanılmalıdır.